Ümit Leblebici: Enflasyonla gayret önceliğimiz

0 2

Türk Ekonomi Bankası TEB Genel Müdürü Ümit Leblebici, Merkez Bankası’nın enflasyonu baskılamak için izlediği sıkı para siyasetinde ısrarcı olduğunu söyleyerek, “Bu kararlı duruş bankacılık sektöründe maliyetlendirmelerin de buna göre yapılmasını sağladı.” dedi. Leblebici, “Enflasyon, bankacılık sektörünün önündeki en büyük mani. Merkez Bankası enflasyonun kırıldığını görene kadar sıkı para siyasetini sürdürecek. Biz böyle olacağına inanıyoruz. Maliyetlendirmelerimizi de buna göre yapıyoruz” diye konuştu.  

Leblebici, enflasyonla gayrette Merkez Bankası’nın bankacılık sektörüne kılavuzluk ettiğini, enflasyonu kalıcı olarak indirene kadar sıkı bir para siyaseti uygulama vurgusuna göre de sektörün kendini bu duruşa adapte ettiğini ifade etti. Leblebici, “Gerçek kesim enflasyonun kesintisiz yukarı gideceğine inandığı için kesintisiz maliyet çoğalışına gidiyordu. Şayet siz gerçekten sıkı para siyaseti var derseniz ve maliyet çoğalışı kesintisiz yukarı doğru gitmeyecek, belli bir noktadan sonra alt inmeye başlayacak diye maliyetlemeye başlarsanız bu da değişiyor. Bunun benzersi bankacılık sektöründe de geçerli. Sektörün, faizler belli bir noktadan sonra alt kazanç diye maliyetleme yapmasıyla, uzun bir yarıyıl maliyetler alta gelmez diye maliyetleme yapmasının arasında büyük fark var. Sektör kendini Merkez Bankası’nın söylemlerine göre kesintisiz adapte ediyor” dedi.

Merkez Bankası sıkı para siyasetinde kararlı

Sistemin kendini Merkez Bankası üzerinden fonladığını, para aktarım mekanizmasının da gayet iyi işlediğini dile getiren Leblebici, “Bugün sarih piyasa harekâtlarının toplamına baktığımızda, yalnızca 280 milyar liraya yakın parayı SWAP’lar hariç Merkez Bankası’ndan fonlayan bir bankacılık sistemi var. Yeni maliyetlenen her mevduat her kademede yukarıya doğru çıkıyor. Bugün Merkez Bankası fonlamasının üzerinde maliyetlemeler görmeye başladık. Bunun uzun yarıyılda devam edeceğini düşünüyorum. Zira Merkez Bankası ısrarlı bir biçimde maliyet seviyesinin ve enflasyonun kırıldığını görmeden bu para siyasetinden bırakmayacağını söylüyor. Bankacılık sektörü maliyetlerini yukarı doğru almaya başladı. Bu, uzun vadede kalıcı bir sıkı para siyasetinin içinde olduğumuzun göstergesi” ifadelerini kullandı.

Faizlerde düşüş beklemediklerinin altını çizen Leblebici, “Sanayi yapımı canlı, emtia piyasaları da yukarı doğrultuda izliyor. Hizmet sektörünün de açılmaya başlamasıyla bir enflasyon baskısı olacaktır. Dolayısıyla kısa yarıyılda bir faiz indirimi sektörü tehlikeye sokabilir. Uzun yarıyılda bulunduğumuz faizin üzerine çıkmamız gerekebilir” diye konuştu. 

TL’ye dönüş trendini görmeye başladık

Piyasanın en çok merak ettiği döviz maliyetleriyle alakalı da konuşan Leblebici, geçen sene 8.5’u aşan dolarda eş yükselişlerin olmasını beklemediklerini söyledi. Leblebici şöyle devam etti: “Ne Yazık Ki 2020’de 5.5’lardan 8.5’lara kadar ara vermeyen bir kur çoğalışı oldu. Dolayısıyla 8.5 varsayımları bu trendin devam edeceği öngörüsüyle yapılıyor. Bu çok doğru gelmiyor bana. Zati geçen sene yaşanan 8.5 seviyesi de olağanın üzerinde bir seviyeydi. Döviz aynı zamanda bir tasarruf vasıtayı. Ancak tasarrufu gözetebileceğiniz etraf bugün faiz tarafı. Bugün yüzde 17-18 gibi Merkez Bankası faizine yakın mevduat faizleri mevzubahisi. Stopaj tesirleriyle baktığınızda neredeyse nete yakın bir getiriniz oluyor.”

Yurttaşın da yavaş yavaş dövizini bozdurmaya başladığını vurgulayan Leblebici, “Döviz kuru düşüşe geçeli üç ay oldu. Döviz yükselir mi temennisi kırılmaya başladı. Tasarruf sahipleri sıkı para siyasetinin kararlı bir biçimde uygulandığını gördükçe seçimini TL’den yana yapacaktır. Zati bu trendi de görmeye başladık. Müessesesel işletmelerde de eş bir trend var.” diye konuştu. Bankalara efektif girişlerin de olduğunun altını çizen Leblebici, müesseseler tarafında da döviz bozdurma saldırılarının başladığı bilgisini verdi. Leblebici, “Müesseselerin kendilerine has borçlanma yapıları vardı. Dövizle borçlanmalarıyla alakalı kendilerini hedge etme mekanizmaları vardı. Kurun daha stabilize olduğunu gördükçe döviz almaktan bırakıp bozdurmaya başladılar” dedi. 

Krediler geçen seneki kadar gelişmez

Kredi maliyetlerinde de ehemmiyetli bir rahatlama beklemediklerini ifade eden Leblebici, “Bizim hipotezimize göre gelişirsek zati 2021’de hiçbir şey yapmasak dahi yüzde 4-4.5 sihrime gözüküyor. Kredi gelişmesi süratli bir biçimde devam ederse bu hakimiyet edemeyeceğimiz bir yere gidebilir. O surattan Merkez Bankası çok doğru bir iş yapıyor. 2020 ve 2021 senelerini birleştirip, sürat limitinin içine girmeye çalışıyor. Yapılması gereken de bu. Bu da sürdürülebilir sihrime için yapılıyor. Biz buna bakmalıyız. Dengelemeye lüzum var. Bu sene çok süratli gelişirseniz gelecek sene küçülmeniz gerekiyor. Dolayısıyla daha yumuşak bir gelişmeyi devam ettirmeniz gerekiyor” diye konuştu. 

Sistemde verilen kredinin bir araya gelen mevduattan fazla olduğunu belirten Leblebici sistemde 1,5 trilyon liraya yakın mevduat bir araya geldiğini, 2,3 trilyon liraya yakın da kredi verildiğini söyledi. Leblebici, “Yıl başından beri kredide sihrime yok, aksine yüzde 1-2’ye yakın küçülmeler var. Kredide sihrime kazanç ama şiddetli bir sihrime olacağını sanmıyorum. Enflasyon seviyelerine yanaşma olasılığı bana olası gelmiyor. 2020’de fazla kredi arzı oldu, bu gidişat 2021’e daha az kredi arzı olarak döndü. Dolayısıyla kredilerin geçen seneki kadar sihrime olasılığı bence yok.” biçiminde konuştu. Geçen seneye göre gerçek kesim bilançolarının daha iyi vaziyette olduğunu vurgulayan Leblebici, “Gerçek sektör kendini ayarlamış vaziyette. Sanayi yapımı güçlü. Bugün beyaz ve kahverengi eşyada güçlü bir sanayi yapımı var. Turizm salgından en fazla etkilenen sektör ama bu yıl 2020’nin iki katından fazla iyileşme olacağını da düşünüyoruz” ifadelerini kullandı.

Kârımızı balansladık

2020 güç bir sene olmasına karşın TEB olarak çok büyük bir problem yaşamadıklarını, kârı da dengelediklerini dile getiren Leblebici, “Ehemmiyetli olan bunun sürdürülebilir olması. 2021’de stratejimizi yeniden ekonomik bilgilere ve Merkez Bankası’nın öngördüğü şeylere adapte etmeye çalışıyoruz. Bu sene enflasyon tesiriyle sihrime azıcık zorlanacak. Dolayısıyla maliyet idaremeye, kendimizi optimize etmeye çalışıyoruz. Dijitale azıcık daha ağırlık veriyoruz. Yararlılığı ayarlamaya çalışıyoruz. Projeksiyonlarımız üç ila beş senelik. Üç senelik projeksiyonumuza paralel hareket ediyoruz. Dolayısıyla optimumla kendimizi sıhhatli bir biçimde geliştirmeye çalışıyoruz” dedi. 

Şube rakamında optimum seviye olarak gördükleri 450-500 şube ölçeğine devam ettiklerini, bir yandan da süratle dijitalleşme yatırımları yaptıklarını ifade eden Leblebici, “Bugün sektör altyapı olarak sürecin tamamını dijital yapabilir ama tertip edici otoritenin de ona adapte olması gerekli. Şimdi tertip edici otorite ona adapte olmaya başlıyor. Uzaktan ulaşıma, uzaktan alıcı edinmeye izin vermeye başladı. Bunlar geldikçe bu optimum seviyeler azıcık daha büyüyecek” dedi.

TCMB Faiz kararını açıkladı

IMF’den Türkiye için enflasyon hipotezi

TEB’den emeklilere 1.600 TL’ye varan nakit promosyon

Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

eşya depolama
uluslararası evden eve nakliyat
evden eve nakliyat
uluslararası evden eve nakliyat
sarıyer evden eve nakliyat
faaliyet alanları